Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden esirgemediği
ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen cildimizde aynı
güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği, stres, yanlış bakım
kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale gelebiliyor.
Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz
saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden birçok
insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor. Diğer mevsimlerde
pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan başında cildi pul pul
dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni elbette sadece bahar değil.
Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan
cilt sorunları ile birleştiğinde rahatsızlıklar da
baş gösteriyor.
Hava kirliliği, stres ve klima
İster açık havada olalım ister kapalı mekanlarda, cildimiz bir kez
hassaslaşmışsa tepki göstermeye başlar. Çeşitli gaz atıklarının yarattığı hava
kirliliği dışarıda bizi tehdit ederken, çoğu işyerinde kullanılan klimalar da
alerjik reaksiyonları artırır. Sigara dumanı ve hayatımızın kaçınılmaz bir
parçası haline gelen stresi de hafife almamak gerekiyor.
Cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklara zemin hazırlanıyor.
Kuruluktan şikayetçiyseniz, haftada bir kez peeling yapmak ve düzenli olarak
uygun nemlendiriciler kullanmak sorunları büyük ölçüde çözer. Yağlı cilde sahip
olanlar üç günde bir peeling yapıp yağ dengesini koruyan kremlere başvurabilir.
Her iki durumda da önemli olan; cildi tahriş etmeyecek, antialerjik ürünler
kullanmaktır.
Kızarıklıklar engellenebilir
Özellikle açık ten rengine sahip olanlar kızarıklıklar konusunda çok hassas. En
çok yanak, alın, burun ve elmacık kemiklerinde görülen lekemsi renk
değişiklikleri baharda polenlerin uçuşması ile artıyor. Ağır vakalar ya da daha
önce bu tür sorunları olanların uzman bir doktora başvurması doğru olur. Daha
hafif kızarıklık durumlarında önlem almak için cildinizi aşırı sıcak ve soğuktan
mümkün olduğunca koruyun. Uzmanlar hamam, sauna, buhar banyosu veya buz küpleri
ile yapılan kürlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kafeinli ve çok sıcak
içecekler de ağırlaştırıcı faktörler arasında. A, E vitaminleri, kolajen tarzı
maddeler içeren bakım ürünlerinden de kaçınmaya çalışın. Bu ürünler kan
dolaşımını hızlandırdığından, cildin tepkisini ağırlaştırırlar.
Kozmetik ürünlerine dikkat
Cilt bakımı için sürekli kullandığınız nemlendirici
veya bakım kremi birden bire ters tepki veriyorsa endişelenmeyin. Öncelikle
ürünü kullanmayı bırakın. Bir güzellik uzmanı veya doktora danışabilirsiniz.
Bunun dışında kullanmakta olduğunuz nemlendirici veya kremin dermatolojik olarak
test edilip edilmediğini ve hangi maddeleri içerdiğini kontrol edin.
Hypoalerjik(aşırı hassas) ciltlere uygun ürünler kullanmaya çalışın.
Güneş lekeleri sizi üzmesin
Tıbben kesin nedeni bilinmeyen ve özellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan
kahverengi lekeler, mağdurlarını her yıl üzer. Cerrahi bir müdahale ile cildin
ilk katmanını soymanın dışında yüzde yüz sonuç getiren bir tedavisi yoktur.
Ancak önceden önlem alınabiliyor. Her şeyden önce baharın ilk günlerinden
itibaren yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Renk açıcı
kremler ve leke gidericilerle sorunlu bölgelerin koyulaşmasını önleyebilirsiniz.
Bu arada kış aylarında da güneş kremini kullanmaya devam etmekte yarar var.
Sivilceler ve akneler
Ergenlik çağını bir yetişkin olarak tekrar yaşamak çok sıkıcı. Ne yazık ki bazen
hormonlarımız rayından çıktığından veya yediklerimiz ağır geldiğinden pürüzsüz
yüzümüz sivilcelerle dolabiliyor. Tedavinin başlayabilmesi için teşhisin doğru
yapılması gerekiyor. Bundan dolayı bir uzmana başvurmak en hızlı çözüm yoludur.
Ayrıca kullandığınız toniğin az alkol ve aynı zamanda antiseptik içermesine
dikkat edin. Lavanta, adaçayı, biberiye, A, E ve F vitamini içeren
nemlendiriciler de yağ üretimini azaltır. Yağsız makyaj malzemelerini tercih
edin. Tabii ki tüm bu önerilerin dışında doktorunuzun tavsiye ettiği tedavi ve
ilaçları aksatmamaya çalışın.